Nedir Bu Referee Simulator?

Oyun aslında çok basit ama bir o kadar da stresli bir mantığa sahip. Siz bir hakemsiniz. Kariyerinize en alt liglerde, belki de üç beş kişinin izlediği mahalle maçlarında başlıyorsunuz. Amacınız; doğru kararlar vererek, maçın kontrolünü elinizde tutarak ve tabii ki VAR sistemine çok sık muhtaç kalmadan (kalsanız da doğruyu bularak) Şampiyonlar Ligi veya Dünya Kupası gibi dev arenalara yükselmek.
Neler Yapıyoruz?
- Karar Anı: Oyuncular birbirine giriyor, birisi yerde kalıyor. Penaltı mı? Kendini yere mi attı? Yoksa sadece sert bir müdahale mi? Saniyeler içinde karar vermeniz lazım.
- VAR Sistemi: İşte burası tam bir baş belası (ama çok keyifli). Tartışmalı pozisyonlarda ekrana gidip o ince çizgiyi çekmek veya oyuncunun ayağının temasını görmek inanılmaz bir gerginlik yaratıyor.
- Maç Sonu Raporu: Maç bitince “Aa ne güzel yönettim” diyemiyorsunuz. Gözlemciler size puan veriyor. Yanlış bir kırmızı kart mı verdiniz? Geçmiş olsun, kariyer basamaklarını biraz daha yavaş tırmanacaksınız.
Neden Bu Oyunu Oynamalısın?
Valla dürüst olayım, grafikler bir FIFA veya eFootball değil. Ama oyunun olayı zaten o değil. Oyunun olayı o psikolojik baskı. Tribünler ıslıklarken, futbolcular etrafınızı sarmış itiraz ederken otoritenizi korumaya çalışmak gerçekten garip bir tatmin duygusu veriyor. Ayrıca futbol kurallarını gerçekten öğreniyorsunuz. “Hangi durumda sarı, hangi durumda direkt kırmızı verilir?” sorusunun cevabı bu oyunda gizli. Bir süre sonra gerçek maçları izlerken hakemlere “Yazık adam ne yapsın, açı kapalıydı” diye empati yapmaya başlarsanız şaşırmayın.
Kısa Bir Tavsiye Eğer oyuna başlarsanız, ilk birkaç maçta “Her şeye kart çıkarayım da otoritem sarsılmasın” demeyin. Maçın kontrolünü öyle kaybediyorsunuz ki, bir bakmışsınız sahada oyuncu kalmamış! Sakin olun, pozisyonu süzün ve o düdüğü kendinizden emin çalın.
Kısacası; “Ben olsam o maçı daha iyi yönetirdim” diyen herkesin bu oyuna bir şans vermesi lazım. Bakalım o baskı altında gerçekten o kadar iyi misiniz?
Google Play ve App Store’da bulunabiliyor, bir göz atın derim. Sahada görüşürüz!


